YANMAYAN ELLER
Mayıs 15th, 2007 by
admin
www.bilimkultur.org
Hallüsinasyonu, gerçek bir duygusal uyaran olmaksızın meydana gelen sahte algilama olarak tanimlayabiliriz. Hipnozun temeli telkine dayandigi için kolaylikla hallüsinasyon meydana getirmek mümkündür. Bu halüsinasyondan bazilari olabilir denilebilir cinsten, ama bazilan varki insani hayretten hayrete düşüren, ister istemez “bu da olur muymuş” dedirten cinsten. Bunlardan bana ilginç gelen bazilarim sizlere de nakletmek istiyorum.
Derin transa alman bir sujenin herhangi bir eline dokupdugunuzda hissetmeyeceğini telkin ederseniz asla duymaz. Ya da bunun tam tersini yapabilirsiniz. Yani dokunmadiginiz halde dokunduğunuzu hissettirebilir, eline olmayan bir şeyi verebilir ya da elinizdeki hayali bir şeyi aldirabilirsiniz. Delil istiyorsaniz sanıyorum şu
rahatlikla sizi tatmin edecktir. Süjemzin eline toplu iğne batiriyorsunuz, ya da kalem diye yanan sigaraya değdiriyorsunuz hiç bir tepki göstermiyor. Çin işkencesi denilen bir işkence çeşidi vardir. Kişinin bir tarafi steak diğer tarafi ise soğuk bir ortamda buluiidurulur. Ayni şeyi hipnozla yapabilirsiniz. Süjenize vücudunun bir tarafirun çok sicak bir ortamda diğer tarafı - nın ise çok soğuk bir ortamda olduğu nu telkin ediyorsunuz. Süjenizin bir tarafa kizanp terlerken diğer tarafi soğuktan büzfflüyor.
Bir de manzara hallüsinasyonlarina bakalim. Süjenize odada sizden ba5- kasini görmemesini telkin ederseniz, uyandığınızda sizden başkasını görmez. Yürürken odada bulunan diğer kişilere çarptigini, kişilerin seslerini duyunca da §a§irip kaldığını hayretle
gözlersiniz. Hatta gözlerinin görmedi- c
gini telkin ederseniz gözlerini açtiginda hiç bir şey görmez. Bunu elinizde bulunan herhangi bir şeyi gözbebeği-ne yakla5tirmakla kontrol edebilirsiniz. 1 mm dahi yakla5tirsaniz hiç bir tepki almazsiniz.
Hani çocuk dergilerinde olur görünüşte birbirinin ayni olan iki resmin arasindaki farklarin bulunmasi istenir. Genelde biraz dikkat etmekle farklarkolayca bulunabilir. Peki birbirinin ayni iki boz beyaz kağıt arasinda fark bulunabilir mi? Normal şartlar altinda hayir ama hipnozla pekala mümkün. Derin transa aldiginiz süjeye elinizde-ki boz kagitta bir manzara hayal ettirip. Sonra gözlerini kapattirin ve de
kağıdı 900 çevirin. Gözlerini açtirdiginizda cevap çok ilginç “manzara 901 eğik duruyor”. Hatta kağıdı ters çevirdiğinizde “resmin tepetaklak durduğu”, arkasini çevirdiğinizde ya da başka bir kağıt gösterdiğinizde “hiç bir şey görmediği” cevabini alirsiniz.
Hipnozla yapabileceğinin ilginç hallüsinasyonlardan birisi de pozitif veya negatif renk hallüsinasyonudur. Bu da yukarida anlatilanlar gibi yapildigincla kolayca görülebilecek ve de çeşitli kişiler tarafindan defalarca yapilmi.5 şeylerdir. Bir hipnozitör yaptigi deneylere aynen şöyle naklediyor. “Süjemi derin transa soktuktan sonra şöyle diyorum. Sak gôzün artık kirmizi rengi görmemektedir. Bu durumda bir telkin alan süjem her iki gözü açik ise her şeyi normal görecektir. Fakat yalnizca sağ göz ile baktirildiginda masada bulunan kirmizi kalemi isterseniz “masada kirmizi kalem yoktur” diyecektir. Bu arada siijelcrime şu de-neyi yaptirdim.Ye5il renk, mavi ve Bari renklerin karışımı ile elde edilir. Önce her iki gôzün de normal gördü
ğünü söylüyorum. Onüne koyduğumuz çok çeşitli renklerdeki kağıtların içinden yeşili gösterip sorduğumda yeşil cevabini aliyorum. Şimdi siijeme telkinde bulunuyorum. Artık bundan sonra mavi rengi görmeyeceksin diyorum. Bu telkini yaptiktan sonra elimdeki yeşil olan kağıdı gösteriyorum. Ve soruyorum ne renkte? cevap çok enteresan oluyor. “Elinizdeki kakit sari renktedir” Ne korkunç bir mekanizma değil mi” Evet gerçekten çok korkunç bir mekanizma. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. mesela siijenize bir gözünün normal gördüğünü, diğer gözünün ise elinizde bulunan beyaz kağıdı kırmızı göreceğini telkin ederseniz. Birisi aqikken “beyaz” diğeri açıkken “kirmizi” her ikisi aqikken ise “pembe” görecektir. (beyaz+kjrmizi=pembe) sanıyorum artik bana “hayretten hayrete düşme” konusunda hak veriyorsunuz.
VASITASIZ YOLCULUK
(RUHSAL GÖRÜ)
Ruhsal görü ya da ruhsal görme (Claine Vayonce)
Olaylar arasindaki mekan ve zaman unsurunu kaldirarak bir başka yerlerde olan bitenlerden haberdar olmadır.
Hipnozla bu konuda yapilan çah - malarin hepsi olumlu sonuç vermemektedir. Süjelerin bazilarindan doğruluk pay i çok yüksek olan şeyler alin- dağa gibi bir çoğundan hayal ürünü ve
1 gibi dokruluk payi çok az olan şeyler alin-
maktadir.
Bu konuda yapilan iki çalışmayı olduğu gibi size nakletmek istiyorum. Hipnozitör süjesini derin transa aliyor. Memleketteki evine gitmesini söylüyor.
- Tamam eve geldim.
- Peki, şimdi bana gördüklerini anlatmanı istiyorum.
Ve süje anlatmaya başlıyor “Bahçe-deyim, ortalikta kimse görünmüyor, evin bütün odalarini dolaşiyorum. Yine kimse yok. Herhalde tarlaya gitmiş olacaklar.”
- Peki sokakta gördüklerini anlat.
- Sokak boş kimse yok. Dur, dur, şimdi komşumuz Ahmet Emmi sokağa çekti.
Daha sonra süje tarlaya gidiyor. Tarlada olup bitenlere detayiyla anlatiyor. Yine başka bir senasta tekrar evine gidiyor. Akşam vakti. Olaylara bütün detaylyla, annesinin bulaşık yikadikini bulaşiga bakarak ne yemek yediklerine, babasinin televizyon izledi-
ğini, kardeşinin ders çalıştığını anlatiyor. Hatta kardeşinin fen bilgisi çah - tigini söylüyor ve de kitaptan bir miktar da okuyor.
Süje gerçekleri mi söylüyordu, yoksa hayal dünyasinda-n mi bir şeyler naklediyordu. Bu aslında o anda telefon açip sormakla denenebilirdi. Çeşitli hipnozitörler bu yolu denemişlerdir. Fakat burada hipnozitör daha pratik bir yol bulmuş.
Süje “babam televizyon seyrediyor” deyince:-
- Anlat bakalim televizyonda ne Diyor ve bütün sahnelere olduğu gibi naklediyor. Süjeniz gözü kapali kilometrelerce ötedeki bir televizyonda olanlara anlatiyor. ve de siz yanınızdaki televizyondan kontrol ediyorsunuz. Akillara durgunluk veren bir mekanizma.
Yine başka bir hipnozitör süjesinden daha önce hiç kar5ila§madigi bir kimsenin o gün akşam gelecek trende olup olmadığını soruyor. Süje trene gidiyor. Kişiyi buluyor. Onu, oturduklari yeri ve yaninda bulunan kişileri taraf ediyor. Hatta olaylan bütün ayrintilarina kadar da anlatiyor. “… barn-min meyve sepeti devrildi, kar§isindaki askeri tıbbiyeli ona meyveleri toplamada yardim ediyor”…..Hanim geldiğinde ise olaylar tamamen dogrulaniyor.
Belkide çoğu kişi bunlara görmeden inanmayacaktir. Çünkü insan inanmak için hep birşeyler görmek istemiştir. Ama bana sorarsaniz “böyle anlatiyor bu işi yapan hipnozitörler” derim ve de eklerin “kişi bazen gôn-nedigi şeylere de inanmasini bilmeli”
Bir insana verilen tüm bilgilerin istenildiği zaman tekrar geri alinmasi mümkün c
olmadi~gi için yine insan ta- rafindan compütürler geliştirilmiştir. Evet artik, compütürler verilen bilgileri istenildiği zaman geri verebiliyor. Peki insan beyni bu yari§ta kendi ggeli§tirdigi şeyden daha mi geri kaliyor dersiniz?
“Şu anda annemin karninclayim. Burasi çok rahat… Burada anlatamayacağım kadar güzel duygular içindeyim… Burada her istediğim bilmediğini yollardan temin ediliyor. Hiç bir sıkıntı çekmiyorum.. Burasi o kadar güzel ve rahat ki… Anlatamiyorum…
Bunlar bir güldürü ustasinin sözleri değil, ben de uydurmadim. Bunlar hipnozla anne karnina kadar gôtürül- mü5 bir süjenin anlattiklari. Ayni süje tarafindan doğum ani ve sonrasi ise şöyle anlatiliyor.
“Beni sanki cenderede sikiyorlar gibi siki5iyorum. Korkunç birşey bu… Bir kuvvet beni dışarı almak istiyor… Ben direniyorum… Artık hiç gücüm kalmadi. Karşi koyamiyorum… 5u anda di§ari çikiyorum..,Çiktim… Burasi bir oda… Bir kadin beni ayaklarimdan tutup gôbeffimden uzanan bir şeyi kesti… Annem yatiyor… Beni kundakladılar… Beni kucaktan kucağa veriyorlar.. Şimdi babamdan yaşla bir adam aldi.. Kulagima Ezan oku-
yor… Allahüekber… Allahüekber… Lai lahe il l al l ah……
Evet ilk planda insan buna hayret ediyor. Ama insanda unutma gibi bir gib
olmadığı da bir gerçektir. Ancak hatırlamama vardir. Çünkü bizi rahatsiz eden gereksiz tüm bilgilerin bir an için hafizada cami olduğunu varsayarsak hayat yaşanmaz hale gelirdi. Her şey bütün detayıyla hafiza merkezlerinde kayıtlı ama bir kismi hatırlanabiliyor. Ancak çok özel şartlar altinda -hipnoz gibi- diğerleri de hatirlanabilir.
Hipnozun bu özelliğinden yararlanilarak çeşitli hastaliklar tedavi edilmektedir. Bilindiği gibi bazi psikolojik hastaliklarin temelinde geçmişte yaşanan olaylar yatmaktadir.
Bu konuda bir kekemeyle yapilan çalışmadan bahsetmek istiyorum.
Kekeme olan süje derin transa aliniyor ve de sürekli geriye gitmek suretiyle c
kekemeli~)in başladığı an tesbit edi- liyor. (Bu sürede ilk ilgi çeken şey süjenin hipnoz esnasinda tamamen düzgünkonu5masi). Nihayet 6 yaşına inildiğinde süje şöyle anlatiyor: “Henüz okula gitmiyordum… Babam çok otoriter biriydi… Beni çok cezalandirirdi… Bir yaz günü benden iki ya,-,büyük olan ablam aniden öldü… Hiçbir şey anlamami5tim… Hemen ardindan yapti_eim bir yaramazlık nedeni ile babam beni feci şekilde dôvmü§tü. Ardindan karanlik bir yere kapatti… Çok korkmuştum… 0 günden sonra artik konuşmam bozulmuştu.” diyor ve devam ediyor.
İşte insan beyni bu kadar üstün bir mekanizmaya sahip. Hatta bazi açikgôz reklam şirketleri hafizanin bu özelliğinden yararlanmasını bilmişlerdir. Televizyon ya da sinemada oynayan programin bir veya iki karesine reklam resmi koyuyorlar. Bu resimler hafiza tarafindan tesbit edildiğinden, reklami yapilan mal gôrüldüğünde içten gelen bir dünü ile mala yönelme oluyor.
www.hipnoztedavi.com
Posted in Kategorilenmemiş |
